Kaynakça 1 (*) (Sadreddin-Konevi Esma-ül Hüsna Şerhi)
es-Sabûr, kendisine edilen eziyete sabreden demektir. Buna göre es-Sabûr, günahların çokluğunun,
buna gücü yettiği halde, kendisini aceleyle cezalandırmaya sevk etmediği kimsedir.
***
Bilinmelidir ki:
Bu ismin sirâyeti bütün mertebeleri kapsamıştır. Bu nedenle Hak kendisini “sabr” ile nitelemiş ve
kullarını da “sabr” ile nitelemiş, onlara beraberliği, hidâyeti, selâmeti ve rahmeti tahsis etmiştir.
Buna göre Hakkın sabretmesi, muhalefet ve şirk koşmakla kendisine eziyet eden kimseye mühlet
vermesi, bu günahı işlediğinde onu cezalandırmayışıdır; aksine onların bedenlerine afiyet verir,
mallarını artırır, rahmet ve ihsanının umûmîliğiyle rızıklarını genişletir, kerem ve minnetinin
kemâliyle onları belirli bir süreye kadar yaşatır.
Bunun ardından Hak, yaratıklarına öğretmek için kullarına kendisine eziyet eden kimsenin ne ile
eziyet ettiğini şikâyet eder; bununla beraber O, es-Sabûr ismine sahip olmaya devam eder. Böylece
kulları öğrenirler ki, onlar kendilerine inen belayı Hakka şikâyet ettiklerinde bu durum, sabrın
kendilerine nispet edilmesine zarar vermez. Çünkü varlıkta olan her şeyde bir sır ve hikmet bulunur
ki, bu sır ve hikmet, irâdenin akışıyla hareket eder.

Kaynakça 2 (*) (İbn Arabi / Allah’ın İsimlerinin Sırları, Manalarının Keşfi)
Taalluk:
Kul, Allah Teâlâ’nın dünya ve ahiret işlerinde kendisine yararlı olacak nimetleri kendisinden uzak tutmaması için bu isme ihtiyaç duyar.
Tahakkuk:
Sabûr, Arap dili kuralları doğrultusunda mübâlâğa sığasıyla gelmiştir. Anlamı ise, “çokça eziyet veren, yardım ve intikam duygusundan alıkoyan” demektir. Eğer gücü yettiği halde bu gerçekleşirse, bu hilimden (yumuşak huyluluk) kaynaklanır. Konuyla ilgili Kur’an’da “Hiç şüphesiz Allah’a ve Resûlüne eziyet vermek isteyenlere, (işte) onlara Allah dünyada ve ahirette onlara lanet etmiştir. (rahmet sahasından kovmuş)” (33:57) buyrulmuştur. Bu ayet-i kerimeye göre Allah, gücü yetmesine rağmen kendisine ve elçisine eziyet edenlerden intikam almamaktadır. Böylelikle O, yüceliğini göstermektedir.
Tahalluk:
Sabur ismi kullarda, insanların kendisine eziyet ettiklerinde, güç yetirse bile, herhangi bir intikam duygusuyla karşılık vermek ve beddua etmekten uzak durması gerekir. Bu durumda şöyle demesi lazım: “Allah’ım! Milletimi bağışla, zira onlar gerçekleri bilmiyorlar”. Böyle bir kimse, Sabûr ismiyle tahalluk etmiş olur. Sabûr ismiyle tahalluk etmenin bir başka boyutu da, ibadetlere katlanması demektir. Bu, abdestin kötülük ve olumsuzlukları alıp götürdüğü gibi, sabır da, kötü nitelikleri giderir. Böylece kul, hem zahiren hem de batınen Allah rızası için düşmanlara karşı gelir ve onlarla savaşır.
Allah gerçekleri söyleyen ve doğru yola iletendir.
Es-Sabur Esmasının Anlamı, Zikri ve Fazileti
Es-Sabur isminin ebced değeri ve zikir adedi 298 adettir. Zikir saati Güneş, günü Pazar’dır.
Anlamı
Sabûr ismi kelime anlamı olarak Arapça Sabera kökünden türemiş olan “sabır” anlamında; tahammül göstermek, sabretmek, sabırlı olmak, nefse hakim olmak, üzüntü, endişe gibi hislere sabretmek anlamındadır.
Allahu Teala’nın Es Sabur esması, kullarının ceza ve günahlarına karşı sabırlı olan, cezalandırma güç ve imkanına sahip olduğu halde hemen cezalandırmayan, mühlet veren, kendisine itaat etmeyenlere nimetleri vermeye devam eden, günah ve suçta devam edenlere süre veren, ceza vermekte acele etmeyen çok sabırlı olan anlamlarına gelir.
Es Sabr: Sabırlı olan, kullarının hatalarına karşı hemen cezalandırmayan, mühlet veren, ceza vermekte acele etmeyen
Ebced değeri ve zikir sayısı: 298
Zikir günü: Pazar
Zikir saati: Güneş (Sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası)
Arapça Yazılışı
Yâ Sabûr : يَا صَبُورُ
Es-Sabur isminin Özellikleri, Fazileti ve Faydaları
“Ya Sabûr” ism-i şerifi devamlı zikrederek hem dünyada ve hem ahirette mutluluk için niyet edilmeli ve esas maksat yapılmalıdır. Dünyevi işlerimizdeki sıkıntılarda ve zorluklarda ve ahiret kazancımızın artmasında “Ya Sabûr” esması çok tesirlidir.
Es-Sabur esmasını devamlı zikreden kimseye Allahu Teala meşakkat ve zorluk zamanlarında ona sabır ve sebat ihsan eder. Başladığı işi, teşebbüs ettiği herhangi bir işte acizlik getirmez, vazgeçmez, hayırlısı ile onu sonuna erdirmeye muvaffak olur.


